
Geçen bir yıl boyunca Beysco, Şişli'deki bir ortak çalışma alanı ile video görüşmeleriyle dolu bir takvim arasında gidip geldi. İşe yaradı; beş kişi her yerden çok şey kurabilir, kurduk da. Ama her atölye çalışması saatlik oda kiralamak demekti ve yazdığımız her beyaz tahta, hafta bitmeden bir başkası tarafından siliniyordu.
Bu ay Esentepe, Şişli'deki Büyükdere Plaza'da kendi katımıza taşındık. Ekibin tamamına yetecek yer var; üstüne yazıp öylece bırakabileceğimiz bir duvar var; bir de kapanan bir kapı.
Sonuncusu kulağa geldiğinden daha önemli. İşimiz ya derin odaklanma ya da henüz var olmayan bir sistem üzerine müşteriyle uzun bir konuşma. İkisini de ödünç aldığınız bir odada yapmak zor; üstelik ikisi de, başkası aynı saati ayırttığı için tam saatte bölünmeye gelmiyor.
Neye baktık
Mekâna, bir mimariye baktığımız gibi baktık: neyi, ne kadar süre taşıyacak? Cevap hiçbir zaman metrekare olmadı. Sonunda dört maddeye indi:
- İki günlük bir atölyeyi, kimse üç kez yer değiştirmeden ağırlayabilen bir oda.
- Oturumlar arasında yazılı kalabilen bir duvar; çünkü bir daha kimsenin göremediği bir şema, hiç çizilmemiş bir şemadır.
- Odaklanmış bir öğleden sonranın istisna değil varsayılan olmasına yetecek sessizlik.
- İçine büyüyebileceğimiz bir kira sözleşmesi; birkaç kişi daha katıldığında bu işi baştan yapmak zorunda kalmayalım diye.
Taşındığımız kat dördünü de karşılıyor, üstelik henüz ihtiyacımız olmayan bir payla. Bu pay bilinçli. Taşınmanın kirayla ilgisi olmayan bir maliyeti var — herkesin bir haftalık dikkati, bir ay boyunca ufak ufak aksayan şeyler — ve on sekiz ay sonra yeni bir taşınma planlamaktansa fazladan yeri şimdiden taşımayı tercih ediyoruz.
Ne değişiyor
Eylülden itibaren müşteri atölyeleri burada yapılacak. Keşif oturumları, mimari incelemeleri, kapsamın hâlâ esnek olduğu ilk günler — hepsi kendi ofisimize taşınıyor ve işi asıl kuracak mühendisler de aynı odada oluyor. O ilk günler, bir projenin yönünü sonraki haftaların hepsinden daha fazla belirliyor; düzgün yürütülmeleri kendi odamıza değer.
Bir soru ile cevabı arasındaki mesafeyi de kısaltıyor. Müşteri, mevcut sistemin gerçekte nasıl davrandığını bilen kişiyi getirebiliyor; biz de yenisini kim sürdürecekse onu. Böylece can sıkıcı ayrıntı üçüncü ayda değil ilk gün ortaya çıkıyor.
Uzaktan çalışma biçimimizde bir değişiklik yok. İstanbul dışındaki müşterilerle ilişkimiz aynı şekilde sürüyor, ekip de iş gerektirdiğinde evden çalışmaya devam ediyor. Ofis, dokuzda bir yerde olma zorunluluğu değil; insanları bilerek bir araya getirmek için bir yer.
Sonbaharda başlayacak bir projeniz varsa ve bir gününü bizimle birlikte planlamaya ayırmak istiyorsanız, adres her sayfanın altında duruyor.